Ventilatördeki bir hastada duyduğunuz sesi nasıl yorumlarsınız?
Kısa cevapYoğun bakımda duyduğunuz ses hastanın, tüpün ve ventilatörün ortak ürünüdür. Bu yüzden ayarları ve son girişimleri bilmeden bugünkü sesi dünküyle karşılaştıramazsınız.
Ventilatör sesi nasıl değiştirir?
Spontan soluyan hastada akımı hastanın kendisi belirler. Mekanik ventilasyonda ise akımı, hacmi ve ekspiryum sonundaki basıncı büyük ölçüde ventilatör belirler. Ayarlar değişince sesin kaynağı ve akciğerin hacmi de değişir. Bu yüzden üç sorudan "Akım mı değişti?" sorusunun cevabını önce ventilatörde arayın.
PEEP (ekspiryum sonu pozitif basınç) iyi bir örnektir. PEEP artırıldığında göğüste ölçülen ses enerjisi apikal bölgelerden diyafragmatik bölgelere kayabilir. Bu kayma, sesin ventilatör koşullarına duyarlı olduğunu gösterir. Ama alveollerin açıldığını, yani recruitment'ı doğrudan ölçmez.
Dinlediğinizi her zaman ayarlarla birlikte not edin: mod, tidal volüm ya da basınç hedefi, solunum sayısı, PEEP ve basınç desteği. Ayar değiştikten sonra bir fark duyarsanız önce şunu sorun: Bu fark ayar değişikliğiyle açıklanabilir mi?
Tüp ve devre hangi sesleri ekler?
Endotrakeal tüp ya da trakeostomi kanülü üst hava yolunun bir bölümünü devre dışı bırakır. Yerine kendi direnci ve rezonansı olan sert bir boru koyar. Ventilatör devresi de kendi akım sesini ekler. Bu yüzden entübe hastanın boynunda duyduğunuz ses, spontan soluyan birinin trakeal sesiyle aynı değildir.
Yani yoğun bakımda "Kaynak mı değişti?" sorusunun yeni cevapları vardır. Yeni bir ses duyduğunuzda akciğerden önce tüpü ve devreyi düşünün. Tüp açık mı, içinde sekresyon var mı? İki taraf eşit havalanıyor mu? Ses devreden mi geliyor?
- Kaf kaçağı: Kaf, tüpün ucundaki şişirilebilir balondur. İnspiryumda ağızdan ya da boyundan gelen gurultulu bir ses, kafın yeterince şişmediğini ya da tüpün yukarı kaydığını düşündürür.
- Devrede su: Ventilatör hortumunda biriken su her solunumda fokurtu yapar ve kaba ral ya da ronküs sanılabilir. Önce hortuma bakın.
- Tüpte sekresyon: Tüpün içindeki sekresyon iki tarafta da duyulan kaba, gurultulu sesler yapar ve bu sesler aspirasyonla değişir.
Aspirasyon sekresyonu ayırmaya nasıl yardım eder?
Hava yolundaki sekresyon iki tür ses ekleyebilir. Ronküs pes ve sürekli bir sestir, büyük hava yolunda sekresyon ya da daralmayla ilişkilidir. Kaba raller kısa, patlayıcı seslerdir ve sekresyonlu hava yollarının açılmasıyla ya da kabarcıklarla ilişkilidir. Biriken sekresyonun ses spektrumunu değiştirdiği, aspirasyonun da bu değişiklikleri azalttığı gösterilmiştir.
Bunu yatak başında bir test olarak kullanın. Aspirasyondan önce ve sonra aynı noktaları dinleyin. Ses azaldı ya da kaybolduysa hareketli sekresyonu düşünün. Aynen sürüyorsa sabit bir darlık, tıkaç ya da parankimde bir süreç düşünün. Aspirasyonun saatini de notunuza yazın.
Entübasyondan sonra bir tarafta ses azalırsa ne düşünürsünüz?
Entübasyondan hemen sonra ya da ventilasyon sırasında yeni başlayan tek taraflı ses azalması acil bir sorudur. Üç olasılığı sırayla düşünün.
- Tüp çok derinde: Fazla ilerletilen tüp çoğunlukla sağ ana bronşa girer ve sol tarafta ses azalır. Tüpün dudak ya da diş hizasındaki derinliğini ve göğüs hareketinin simetrisini kontrol edin. Tüp geri çekilince sesin düzelmesi bu açıklamayı destekler.
- Pnömotoraks: Pozitif basınçlı ventilasyonda gelişebilir. Ses azalır ve perküsyon hipersonor olabilir. Hava yolu basınçları yükselebilir, oksijenasyon ve kan basıncı düşebilir. Ultrason ya da grafiyle hızla değerlendirin.
- Mukus tıkacı: Bir lobda ya da bütün bir akciğerde ses aniden kaybolur. Bazen öncesinde o bölgede wheezing ya da ronküs duyulur. Tıkaç aspirasyon, fizyoterapi ya da bronkoskopiyle açıldığında geçici raller duyulabilir.
Bu üç olasılık üç sorudan ikisine karşılık gelir. Tüp ana bronştaysa ya da bir tıkaç varsa o tarafa hava gitmez, yani akım değişmiştir. Pnömotoraksta ise akciğerle göğüs duvarı arasına hava girer ve sesi keser, yani yol değişmiştir (Sesin kaybolduğu durumlar).
Entübasyonun ilk kontrolünde epigastriumu ve iki aksillayı dinleyin. Ama oskültasyon tüpün trakeada olduğunu tek başına kanıtlamaz, bunu kapnografiyle doğrulayın.
Ventilasyon güçleşirken tek taraflı ses kaybı ve hemodinamik bozulma birlikte görülüyorsa tansiyon pnömotoraksını düşünün. Bu acil bir durumdur, değerlendirme ve tedavi gecikmemelidir.
Ultrason varken neden yine dinlersiniz?
Akut solunum yetmezliğinde akciğer ultrasonu dört durumu yüksek doğrulukla gösterebilir: plevral sıvı, konsolidasyon, interstisyel sendrom ve pnömotoraks. Kritik hastada bazı yapısal anormallikleri oskültasyondan daha iyi saptayabilir.
Bu, oskültasyonu gereksiz kılmaz, çünkü iki yöntem farklı sorulara cevap verir. Ultrason plevrayı ve plevranın hemen altındaki yapıyı gösterir. Oskültasyon ise akımı, hava yolu çapını ve sesin iletimini dinler. Bronkospazmı, sekresyonu, tüp sorununu ve iki tarafın eşit havalanıp havalanmadığını bu yolla yakalarsınız.
Oskültasyon her an, saniyeler içinde ve tekrar tekrar yapılabilir. Yeni bir bulgu da ultrasonla nereye bakacağınızı söyler (Sesten ayırıcı tanıya).
Yatak başında hangi sırayla dinlersiniz?
- Bağlamı okuyun. Ventilatör ayarları nedir? Son aspirasyon, pozisyon değişikliği, fizyoterapi ve açılma manevrası ne zaman yapıldı?
- Ortamı hazırlayın. Konuşmayı durdurun. Devrede su ya da kaf kaçağı olup olmadığına bakın. Alarmları kapatmayın ve dinlerken monitörü izleyin.
- Tüpü kontrol edin. Dudak ya da diş hizasındaki derinlik bir önceki değerle aynı mı?
- Simetrik dinleyin. Önde ve iki aksillada iki tarafı karşılaştırın. Sırtüstü yatan hastada arka bazalleri, hasta çevrilirken ya da başlığı hastanın altına kaydırarak dinleyin.
- Fazı ventilatörden alın. Ek sesi ventilatörün inspiryum ve ekspiryum fazına göre yazın. Akım ve basınç eğrileri faz için referanstır ve hasta-ventilatör uyumsuzluğunu da gösterir.
- Asimetride sırayı izleyin. Tüp konumunu, pnömotoraksı ve tıkacı bu sırayla düşünün, ultrason ya da grafiyle doğrulayın.
- Aspirasyondan sonra yeniden dinleyin. Değişen ses hareketli sekresyonu, değişmeyen ses başka bir nedeni düşündürür.
- Notu ayarlarla birlikte yazın. Ventilatör ayarı olmayan bir oskültasyon notu ertesi gün karşılaştırılamaz (İyi bir muayene notu).
- Ventilatör ayarı muayenenin parçasıdır. PEEP, tidal volüm ya da mod değiştiyse dünkü ses ile bugünkü ses aynı koşulda alınmamıştır.
- Yeni bir ses duyduğunuzda akciğerden önce tüpü, kafı ve ventilatör devresini kontrol edin.
- Aspirasyondan sonra azalan ya da kaybolan ses hareketli sekresyonu düşündürür.
- Entübasyondan sonra yeni bir asimetride üç şeyi düşünün: tüpün ana bronşa girmesi, pnömotoraks ve mukus tıkacı.
- Ultrason plevrayı ve plevranın altını gösterir, oskültasyon ise akımı ve hava yolunu dinler.
Derinleşmek isteyenler içinasistan · uzman · sayılar ve kaynaklar
PEEP ve ses haritası
Lev ve arkadaşları (2009), mekanik ventilasyondaki 35 hastada PEEP'i 0'dan 10 cmH₂O'ya, bir bölümünde 15 cmH₂O'ya çıkardı. PEEP arttıkça ses enerjisi apikal bölgelerden diyafragmatik bölgelere kaydı. 15 cmH₂O ek bir kayma getirmedi. Bu kayma tek başına recruitment'ın ya da bölgesel havalanmanın nicel ölçüsü değildir.
Zaman içindeki yorumda PEEP, tidal volüm, inspiratuvar akım ve solunum sayısı hesaba katılmalıdır. Toplam enerjiye göre normalize edilmiş haritalar, iki tarafta birden olan genel bir azalmayı gizleyebilir.
Yapay hava yolu
Akustik yansıma yöntemiyle endotrakeal tüp boyunca kesit alanı tahmin edildi ve lümen daralması saptandı. Deneysel olarak tüp tıkanması arttıkça pasif solunum sesinin şiddeti de değişti. Bu etki uygulanan akımın moduna ve büyüklüğüne bağlıdır. Bu yüzden spontan solunumda elde edilen eşikler mekanik ventilasyonda geçerli sayılamaz.
Boyun mikrofonu, göğüs duvarı sensörü, hat içi hava yolu mikrofonu ve devre sensörü sistemin farklı bölümlerini örnekler. Yeni bir parankim hastalığı olmadan da birçok etken kaydı değiştirebilir. Bunlar tüp iç çapı, ventilatör modu, akım biçimi, nemlendirme, sekresyon, kaf durumu, baş pozisyonu ve aspirasyondur.
Sekresyon
Moon ve arkadaşlarının (2020) ön analizinde trakeada biriken koyu sekresyonlar, sürekli akustik spektrum izlemiyle incelendi. Sekresyon solunum sesinin gücünü yeniden dağıttı, aspirasyon ise bu spektral değişiklikleri azalttı. Bu bulgu, hava yolu sıvısının gerçek bir akustik katkısı olduğunu destekler. Ama her ronküsün tek bir mekanizmayla oluştuğunu kanıtlamaz.
Ultrason ve EIT
Akut solunum yetmezliğinde ultrasonun tanısal değerini BLUE protokolü gösterdi (Lichtenstein ve Mezière, 2008). Lichtenstein ve arkadaşları ARDS'de oskültasyonu, grafiyi ve ultrasonu karşılaştırdı (2004). Elektriksel empedans tomografisi (EIT) torasik empedans değişimini ölçer. Akustik harita ise üretilip iletildikten sonraki sesi ölçer. Bunlar farklı fiziksel sinyallerdir ve ayrı doğrulama ister.
Kayıt yapıyorsanız
Yoğun bakım kayıt protokolü, ana metinde sayılan ventilatör ayarlarını ve tüp ya da trakeostomi durumunu içermelidir. Açılma manevrası, aspirasyon ve göğüs fizyoterapisinin zamanı da kaydedilmelidir.
Eş zamanlı ventilatör akım ve basınç eğrileri nesnel bir faz referansı sağlar. Bu eğriler devre ayrılması, öksürük, aspirasyon ya da uyumsuzluktan etkilenen solunumları da gösterir. Belirgin girişim kontaminasyonu için kısa dışlama pencereleri tanımlanır. Gürültülü akut bakım ortamlarında sürekli giyilebilir izlem, kısa yatak başı örneklemesinin kaçırabileceği wheezing'i yakaladı.
Kaynaklar için kaynakçaya bakın.
Kendini yokla
3 kısa soru. Cevabınızı seçince açıklama açılır.