Sözlük
Türkçe–İngilizce temel terimler. Aramak için yazmaya başlayın.
Arka plan solunum sesinin üzerine binen ek akustik olay: wheezing, ral, ronküs, stridor, squawk, plevral sürtünme. Etiket akustik yapıyı tanımlar, hastalığı değil.
Kayıt sırasında akımın kontrol edilmesi ya da ölçülmesi; ölçümün tanımlı bir akıma göre normalize edilmesi. Solunum manevrasından kaynaklanan farkları azaltır.
Tanımlı bir klinik kullanım için önerilen nicel ses özelliği. Analitik geçerlilik, tekrarlanabilirlik, klinik geçerlilik ve gerektiğinde klinik fayda kanıtı ister.
Ortamın yoğunluğu ile ses hızının çarpımı. İki ortam arasındaki empedans farkı enerjinin bir kısmının yansımasına yol açar.
Geliştirme ve kullanım verileri arasındaki dağılım farkı (popülasyon, cihaz, ortam, kayıt yeri). Model performansını değiştirebilir.
Bir akustik özelliğin tanımlı cihaz, bölge, bant genişliği ve işleme hattıyla güvenilir biçimde ölçülebildiğinin kanıtı.
Konuşmanın göğüs duvarında anormal derecede net ve gür duyulması. Konsolidasyonda artmış ses iletimini gösterir.
Gür, yüksek frekanslı, tübüler kalitede ses. Normalde santral hava yolları üzerinde; periferde duyulduğunda iletim değişmiştir (klasik olarak konsolidasyon ve açık bronş).
Avrupa projesi (2000): solunum sesi terminolojisi, sensörler, kayıt koşulları, işleme ve raporlama için ortak çerçeve.
Kilitlenmiş bir analiz hattının başka merkez, dönem, popülasyon ya da cihazdan gelen bağımsız veride, yeniden ayar yapılmadan test edilmesi.
"i" sesinin göğüs duvarında "e/a" gibi, keçi melemesine benzer duyulması. Konsolidasyon ya da efüzyon üst sınırında iletim değişikliğinin ifadesi.
Ekspiryumun belirgin uzun ve akustik olarak öne çıkması. Akım ve efor dikkate alındığında hava akımı obstrüksiyonunu destekler.
Fısıltıyla söylenen kelimelerin göğüs duvarında net anlaşılması. Konsolidasyonda artmış ses iletiminin ipucu; aynı bölgede bronşiyal solunumla birlikte olduğunda anlam kazanır.
Daralmış kompliyant bir tüpte akımın duvarı kendi kendini sürdüren salınıma sokması. Wheezing'in ana fiziksel modeli.
Farklı dinleyicilerin aynı sesi aynı şekilde etiketleme derecesi; sıklıkla kappa ile ölçülür.
Bir katılımcının tüm kayıt ve parçalarının yalnızca bir veri bölümünde (eğitim ya da test) bulunması.
Ral dalga formundaki ilk büyük sapmanın süresi. İnce ralde ≈ 0,7 ms, kaba ralde ≈ 1,5 ms.
Ral dalga formunda ilk iki tam salınımın süresi. İnce ralde ≈ 5 ms, kaba ralde ≈ 10 ms.
Kısa, görece yüksek frekanslı ral; fibrotik İAH'ta çoğunlukla geç inspiratuvar. Fibrozisle güçlü ilişkili ama tek bir tanıya özgü değil.
Daha uzun dalga formlu ve daha düşük frekanslı ral. Sekresyondan zengin ya da büyük hava yolu hastalığında sık; hava yolu çapının doğrudan ölçüsü değil.
Sensör çıktısını bilinen bir fiziksel girdiye bağlama. Normalizasyon kalibrasyon değildir. Tahmin modellerinde ise öngörülen olasılıkların gözlenen sıklıklarla uyumu anlamına gelir.
Akustik ölçümün kullanılmasının bir klinik kararı, iş akışını, izlemi ya da hasta sonucunu mevcut alternatife göre iyileştirdiğinin kanıtı.
Akustik ölçümün hedef popülasyonda anlamlı bir klinik durum, fizyolojik yapı ya da sonuçla tutarlı ilişkisi.
Alveoler havanın sıvı, hücre ya da inflamatuvar materyalle yer değiştirmesi. Açık bronş varsa bronşiyal sesin ve konuşmanın iletimini artırır.
Analiz bandındaki gücün yarısının altında kaldığı frekans. Bant belirtilmeden karşılaştırılamaz.
Kısa süreli spektrum, mel ölçekli filtre bankası, logaritma ve kosinüs dönüşümüyle elde edilen kompakt spektral zarf tanımı. Mel ölçeği insan işitmesinden gelir, solunum fizyolojisinden değil.
Wheezing'in tek bir baskın tondan ya da eş zamanlı birden çok tondan oluşması.
Bir frekansı korumak için örnekleme hızının o frekansın iki katından yüksek olması gerekliliği.
İnflame plevral yüzeylerin mekanik etkileşimiyle oluşan yüzeyel, gıcırtılı ses. İnspiratuvar, ekspiratuvar ya da bifazik; lokal.
Kısa, müzikal olmayan, süreksiz akustik geçici olay. Birçok inspiratuvar ral ani hava yolu açılmasıyla uyumludur; kapanma ve sekresyon da katkıda bulunabilir.
Akımın laminer ya da türbülanslı olma eğiliminin göstergesi (yoğunluk × hız × çap / viskozite). Distal hava yollarında hızla düşer.
Spektral gücün belirli bir oranının (örn. %95) altında kaldığı frekans. Bant genişliğine, filtreye ve sensöre bağlıdır.
Düşük perdeli sürekli ses. CORSA'ya göre hızla sönen periyodik dalgalardan oluşan, 300 Hz'in altında ve 100 ms'den uzun, düşük perdeli bir wheezing. Klinikte büyük hava yolunda sekresyon ya da daralmayla ilişkilidir. Düşük perdeli wheezing ile sınırı kesin değildir.
Ağır obstrüksiyonda akım o kadar azalır ki wheezing bile oluşmaz; solunum sesleri de azalır. Alarm bulgusu.
Eğitim sırasında erişilmemesi gereken bilginin model kurma ya da seçimine karışması (hasta örtüşmesi, tüm veride yapılan ön işleme, cihaz imzası).
Spektrumun güç ağırlıklı ortalama frekansı. Tek bir fizyolojik mekanizmanın doğrudan ölçüsü değil.
Kısa süreli Fourier dönüşümüyle elde edilen zaman–frekans gösterimi. Görünüşü pencere, örtüşme, bant ve ölçeklemeye bağlıdır.
Kısa, çoğunlukla inspiratuvar müzikal ses; bazen ral benzeri bir bileşenle başlar. İnterstisyel akciğer hastalıkları, özellikle hipersensitivite pnömonisi, ve pnömonide bildirilmiştir.
Fredberg ve Holford'un ral modeli: kapalı hava yolunda biriken elastik gerilim, açılma anında kısa ve sönümlenen bir ses dalgası olarak boşalır.
Laringeal ya da santral hava yolu daralmasından geçen yüksek hızlı akımın oluşturduğu belirgin, çoğunlukla monofonik ses.
Solunum sesi olmadan sistemde bulunan gürültü düzeyi. Düşük akımda solunum sinyali bu düzeye yaklaşır.
Kaynak spektrumunun göğüs duvarına ulaşana kadar parankim, plevra ve göğüs duvarı tarafından frekansa bağlı olarak değiştirilmesinin matematiksel tanımı.
Suprasternal çentik ve boyunda kaydedilen geniş bantlı, gür ses. Akım tahmini, solunum hızı, uyku apnesi ve stridor için kullanılır.
Toplam wheezing süresinin analiz edilen solunum siklusu ya da kayıt süresine oranı.
Fibrotik İAH'taki ince, kuru, geç inspiratuvar bazal rallerin klinik dildeki benzetmeli adı; cırt bant açılma sesine benzetilir.
Periferik akciğer üzerindeki olağan yumuşak, müzikal olmayan, geniş bantlı arka plan sesi.
Konuşma titreşimlerinin göğüs duvarında elle hissedilmesi. Konsolidasyonda artar, efüzyon ve pnömotoraksta azalır.
Salınan, genellikle daralmış ya da akımı sınırlanmış bir hava yolunun ürettiği sürekli müzikal ses. Çoğunlukla ekspiratuvar; belirli bir hastalığı tanımlamaz.
Eşleşen terim yok.