Solunum Sesleri AtlasıDinle · Tanı · Yorumla
Dersler / Modül 1: Temeller
Modül 1 · Ders 4/4 · yaklaşık 10 dakika

Ses göğse nasıl ulaşır?

Bu dersin sorusu

Ses göğüs duvarına ulaşırken yolda neden değişir?

Kısa cevap

Ses merkezden göğüs duvarına giderken akciğerden ve plevradan geçer. Normal havalı akciğer sesin tiz kısmını süzer. Katılaşmış akciğer sesi daha iyi taşır, araya giren sıvı ya da hava ise sesi zayıflatır.

Ses yolda nasıl kaybolur?

Önceki derste sesin trakea ve büyük bronşlarda doğduğunu gördük. Bu ses göğüs duvarına ulaşana kadar akciğerden geçer. Bu yüzden göğüste duyduğunuz sesi kaynak kadar yol da belirler. Bu dersin konusu ikinci kuraldır: içeride katılaşma sesi taşır, arada katman sesi keser.

Ses yolda iki biçimde kaybolur. Birincisi, ses iki farklı ortamın sınırında geri yansır. İkincisi, ses bir dokunun içinden geçerken enerji kaybeder. Bu ikinci kayba sönümlenme denir.

Her ortamın sese karşı bir direnci vardır ve buna akustik empedans denir. Ses, empedansı birbirine yakın iki ortam arasında kolayca geçer. Empedansları çok farklı iki ortamın sınırında ise sesin büyük kısmı geri yansır. Hava ile su ya da doku arasındaki empedans farkı çok büyüktür.

Normal akciğer sesi nasıl değiştirir?

Normal havalı akciğer sesin tiz kısmını süzer. Akciğer yüz milyonlarca küçük hava kesesinden oluşur ve bu keselerin duvarları çok incedir. Ses bu ince duvarlardan geçebilir. Ama her duvarda biraz saçılır ve enerjisinin bir kısmı ısıya dönüşür.

Tiz sesler bu yolda daha çok enerji kaybeder, pes sesler ise daha iyi geçer. Bu yüzden göğüs duvarına, merkezdeki sert hışırtının daha pes ve yumuşak hâli ulaşır. Bu ses veziküler sestir.

Kaynaksantral hava yolu akımı Parankimhavalı akciğer, düşük ses hızı Plevra + göğüs duvarıkas, yağ, kemik Sensörstetoskop / mikrofon Kulakya da kayıt Yüksek frekanslar daha çok zayıflar · her katman sesi biraz daha süzer
Sesin kaynaktan kulağa ya da kayda uzanan yolu.

Katılaşmış akciğer sesi neden daha iyi taşır?

Katılaşmış (konsolide) akciğerde sesi süzen hava kalmamıştır. Pnömonide alveollerdeki havanın yerini iltihabi sıvı ve hücreler alır. Hava ile doku arasındaki sınırlar kaybolur ve akciğer yoğun, homojen bir dokuya döner.

Bronş açık kalırsa merkezdeki ses bronşun içinden katılaşmış bölgeye kadar ulaşır. Oradan yoğun doku sesi süzmeden göğüs duvarına iletir. Sonuç olarak bu bölgede bronşiyal solunum duyulur.

Bronş tıkalıysa tablo tersine döner. Tıkalı bronş, bölgenin merkezdeki kaynakla bağlantısını keser. Bu yüzden obstrüktif atelektazide akciğer yoğun olsa da ses azalır ya da kaybolur.

Hastanın konuşma sesi de aynı yoldan geçer. Normal akciğer konuşmayı boğar, bronşu açık konsolide akciğer ise göğüs duvarına net ulaştırır. Konuşmanın titreşimini elinizle de hissedebilirsiniz. Buna vokal fremitus denir ve konsolidasyonda artar.

Hafıza kancası

Katı akciğer ve açık bronş: bronşiyal solunum. Katı akciğer ve tıkalı bronş: ses azalır ya da kaybolur.

Akciğerle göğüs duvarı arasına sıvı ya da hava girince ne olur?

Araya giren her katman sesi zayıflatır, çünkü titreşen akciğeri göğüs duvarından uzaklaştırır. Ama hava ile sıvı sesi farklı biçimde keser.

Pnömotoraksta araya hava girer. Hava ile doku arasındaki empedans farkı çok büyük olduğu için ses bu sınırda neredeyse tamamen geri yansır. Solunum sesi ve fremitus azalır ya da kaybolur, perküsyon ise hipersonordur.

Plevral efüzyonda araya sıvı girer. Sıvının sınırında ses, havaya göre daha az geri yansır. Ama sıvı akciğeri göğüs duvarından iter ve sesin geçmesi gereken kalın bir katman oluşturur. Ayrıca altındaki akciğeri sıkıştırır, bu yüzden o bölgeye daha az hava girer ve daha az ses doğar.

Sonuç olarak sıvının üzerinde ses azalır ya da kaybolur, fremitus azalır ve perküsyon mattır. Sıvının hemen üst sınırında ise sıkışmış ama bronşu açık bir akciğer bulunabilir. Bu akciğer sesi iyi taşır, bu yüzden orada bronşiyal solunum ve egofoni duyulabilir. Egofonide hastanın söylediği "i" sesi, genizden gelen bir "e" gibi duyulur.

Aşırı havalanma ve kalın göğüs duvarı sesi nasıl etkiler?

Aşırı havalanmış (hiperinflasyonlu) akciğer sesi normalden daha çok süzer. Amfizemde alveol duvarları yıkılır ve akciğer aşırı havalanır. Doku azalır, hava artar ve sesin yolu uzar. Bu yüzden ses daha çok süzülür.

Amfizemde hava akımı da kısıtlıdır. Hasta düşük akımla solur ve ekspiryumu uzar. Burada birinci kural da devreye girer: akım yoksa ses yok. İki etki birleşince göğüs sessizleşir.

Obezitede ise kalın göğüs duvarı sesin yoluna bir katman daha ekler ve sesi zayıflatır.

Yol değişikliklerini yatak başında nasıl ayırırsınız?

Aşağıdaki tablo bu dersi özetler.

DurumYolda ne değişti?Ne bulursunuz?
Normal akciğerHavalı akciğer sesin tiz kısmını süzerVeziküler ses. Perküsyon sonor.
Konsolidasyon (bronş açık)Katı doku sesi taşırBronşiyal solunum. Ses iletimi ve fremitus artmış. Perküsyon mat.
Obstrüktif atelektaziTıkalı bronş merkezle bağlantıyı keserSes azalmış ya da yok. Perküsyon mat.
Plevral efüzyonSıvı akciğeri göğüs duvarından uzaklaştırırSes azalmış ya da yok. Perküsyon mat. Üst sınırda bronşiyal solunum ve egofoni olabilir.
PnömotoraksSes hava katmanında neredeyse tamamen geri yansırSes azalmış ya da yok. Perküsyon hipersonor.
AmfizemFazla hava sesi daha çok süzerSes azalmış. Perküsyon hipersonor. Uzamış ekspiryum yoldan değil, akım kısıtlanmasından gelir.

Tablo tipik eğilimleri gösterir. Ses tek başına sıvıyı havadan ayırmaz. Bunun için perküsyon ve görüntüleme gerekir.

Konuşma sesini kullanan testler de ikinci kurala uyar. Bronkofoni, fısıltılı pektorilokui ve vokal fremitus konsolidasyonda artar, efüzyon ve pnömotoraksta azalır. Egofoni ise konsolidasyonun üzerinde ve efüzyonun üst sınırında duyulur. Bu bölgelerde sesin bazı frekansları diğerlerinden daha iyi geçer. Bu testlerin nasıl yapıldığını Ses iletimi testleri dersinde bulacaksınız.

Akılda kalsın
  • Ses yolda iki biçimde kaybolur: farklı ortamların sınırında geri yansır ve dokunun içinde sönümlenir.
  • Normal havalı akciğer sesin tiz kısmını süzer. Bu yüzden göğüs duvarında pes ve yumuşak veziküler ses duyulur.
  • Bronşu açık katılaşmış akciğer sesi iyi taşır, bu yüzden üzerinde bronşiyal solunum duyulur. Bronş tıkalıysa ses azalır.
  • Akciğerle göğüs duvarı arasına giren hava ya da sıvı sesi zayıflatır. İkisini perküsyon ayırır: hava hipersonor, sıvı mat.
  • Aşırı havalanma ve kalın göğüs duvarı da sesi zayıflatır. Amfizemde buna düşük akım eklenir.
Derinleşmek isteyenler içinasistan · uzman · sayılar ve kaynaklar

Transfer fonksiyonu

Kayıt koşulları sabitse yüzeydeki spektrum şöyle düşünülebilir: Syüzey(f) = Skaynak(f) · |Htoraks(f)|² · |Hsensör(f)|².

Htoraks bölgesel geometriyi, plevrayı, göğüs duvarını, yansımayı ve rezonansı içerir. Hsensör ise göğüs başlığını, temas basıncını ve transdüserin yanıtını içerir. Toraks tek ve sabit bir filtre değildir. Frekansa ve duruma göre değişen bir iletim yoludur.

Ölçülen değerler

Wodicka ve Shannon, sağlıklı erişkinlerin ağzından ses vererek 100–600 Hz arasında iletimi ölçtü. Yaklaşık 129–143 Hz'de düşük frekans tepeleri buldular. Bu tepelerden sonra iletim giderek zayıfladı. 300–600 Hz arasındaki düşüş üst posterior noktada yaklaşık −10 dB/oktav, alt noktada yaklaşık −17 dB/oktav idi.

Gavriely ve arkadaşlarının çalışmasında göğüs duvarı spektral eğimi, kayıt yerine göre yaklaşık 9,8 ile 14,4 dB/oktav arasında değişti.

Farklı yoğunlukta gazlar solutulduğunda iletim pek değişmedi. Yani ses göğüs duvarına yalnızca hava yolu lümeninden değil, esas olarak parankim üzerinden ulaşır. Akciğer hacmi arttıkça sesin geçiş süresi kısalır. Alt loblarda ve 150–300 Hz bandında, komşu noktalar arasındaki amplitüd farkları hacimle yaklaşık 11 dB'e kadar değişebilir.

Hastalıkta iletim

  • Konsolidasyon: Havalanma azalır, bronş açıktır. Bronşiyal ses ve konuşma sesi net iletilir. Bu sonuç bronşun açık olmasına bağlıdır.
  • Obstrüktif atelektazi: Bronş tıkalıdır ve ses genellikle azalır. Bu yüzden konsolidasyonla eşdeğer sayılmaz.
  • Kompresif atelektazi: Akciğer yoğundur, bronş açık olabilir. Bronşiyal nitelikte ses iletilebilir. Sonuç basının derecesine bağlıdır.
  • Pnömotoraks: Plevral hava akciğeri göğüs duvarından ayırır ve ses belirgin azalır. Azalmanın derecesi frekansa ve konuma bağlıdır.
  • Plevral efüzyon: Sıvı ve komşu sıkışmış akciğer birlikte etki eder. Sıvının üzerinde ses azalır, üst sınırda bronşiyal ya da egofonik nitelik olabilir. Bulgu pozisyona çok bağlıdır.
  • Fibrozis: Parankimin mekaniği değişmiştir ama evrensel bir iletim imzası yoktur. İnce raller iletimi değil, kaynaktaki mekaniği gösterir.

Perküsyon

Perküsyonda uyarıyı dışarıdan siz verirsiniz. Sağlıklı kişilerde sternal perküsyon sesi posterior göğüs duvarına iletilirken göğüs kafesinin rezonansı baskındır. Yani perküsyon yalnızca altındaki akciğer dokusunu göstermez, bütün toraksın yanıtını gösterir.

Kaynaklar için kaynakçaya bakın.

Kendini yokla

3 kısa soru. Cevabınızı seçince açıklama açılır.

1. İki hastanın da sağ alt lobunda atelektazi var. Birinde ses azalmış, diğerinde bronşiyal solunum duyuluyor. Farkı en iyi ne açıklar?

2. Konsolidasyonun üzerinde vokal fremitus ve fısıltılı pektorilokui nasıl değişir?

3. Sol hemitoraksta solunum sesi alınamıyor. Sıvı mı hava mı olduğunu ayırmak için hangisi en yararlıdır?

İlerlemeniz yalnızca bu tarayıcıda saklanır.